Dede Korkut Hikâyelerinde Kadın ve Aileye Verilen Önemin İncelenmesi
5 Şubat 2020

Geri Dön

Dede Korkut Hikâyelerinde Kadın ve Aileye Verilen Önemin İncelenmesi

ÖZET

Bu makalenin amacı Dede Korkut Hikâyelerinde kadın ve aile kavramlarının, aile içi ilişkilerin, aileyle ilgili gelenek ve göreneklerin o dönem için ne ifade ettiğini belirtmektir. Kadın ve aileye verilen önemi belirtmek adına on üç hikâye tek tek incelendi. Kadın ve aile kavramları hemen her hikâyede geçmektedir. Kadın, eşiyle beraber düşmana karşı savaşan yiğit bir bireydir. Türk kültüründe kadın, ailede söz sahibidir ve ailenin temelidir. Tüm bu incelemeler sonunda görüldü ki hikâyelerde kadın ve aile çok önemli iki kavramdır. Hikâyelerde aile birliğine, eşlerin birbiriyle münasebetlerindeki saygıya, sevgiye verilen öneme, kadının yiğit davranışlar sergileyebildiğine, evlatların ailede ve Türk kültüründe ne kadar önemli olduğuna dair bulgular elde edildi. Bu çalışma ile Dede Korkut Hikâyelerinin sadece birer hikaye olmadığını, Türklerin sosyal ve kültürel hayatlarında hikayelerin önemli bir kültür taşıyıcısı olduğunu göstermek istedik.

  1. GİRİŞ

Dede Korkut Hikâyeleri Oğuz Türklerinin 12-14. yüzyıllarda Anadolu’nun doğusundaki geleneksel yaşam tarzını, aile yapısını, dilini, dinini, dünyaya mitolojik açıdan bakışını, etnografyasını, mücadelelerini anlatmaktadır. Kesin olarak bilinmemekle birlikte 15. yüzyılın ortalarından itibaren yazıya geçirildiği tahmin edilmektedir (Torun 2011; Ergin 1999).

Dede Korkut Hikâyelerinin her birinde toplumun yaşayışı, âdetleri, gelenekleri ve çeşitli yönleri ile bütün bir Oğuz kavminin yaşamı yansıtılmaktadır. Hikâyelerde temelde ele alınan konular, Oğuz kavmi ve onların yaşamı olup, hikâye kahramanlarından bu amaçla yararlanılmaktadır (Banarlı 2004; Özsoy 2006’dan aktaran Özbay ve Karakuş Tayşi 2011).

  1. 1 Dede Korkut Hikâyelerinin Nüshaları

Dede Korkut hikâyelerinin iki nüshası mevcuttur. Hikâyelerin bir nüshası Almanya Dresten Kütüphanesinde, bir nüshası da Vatikan’daki kütüphanede bulunmaktadır. Bu iki nüshaya ilaveten Prof. Dr. Metin Ekici Türkistan’da üçüncü nüshaya ulaşmış ve on üçüncü hikâyeyi yayımlamıştır. Bu hikâyede “Salur Kazan’ın Yedi Başlı Ejderhayı Öldürmesi” adlı hikâye bulunmaktadır. Geçtiğimiz aylarda Dede Korkut hikâyelerinin Türkistan yazması Prof. Dr. Metin Ekici tarafından bulunarak ilim alemine tanıtılmıştır.

“Salur Kazan’ın Yedi Başlı Ejderhayı Öldürmesi” adlı hikâye adını verdiğimiz bu destanî anlatma, Dede Korkut anlatmalarının sayısını on üçe çıkarmaktadır. Bu yeni Dede Korkut boyunun on üçüncü boy, destan olarak anılması gerekmektedir (Ekici 2019).

Üçüncü nüshanın, Ekici tarafından bulunup değerlendirilmesi, Dede Korkut Hikâyeleri üzerine araştırma yapanlar için önemli bir kaynak olmuştur.

  1. 2 Eski Türklerde Kadın

Türk toplumunda geçmişten günümüze baktığımızda her zaman kadına çok önem verilmiştir. Türk kültür ve medeniyetinde kadına her zaman saygı esas alınmıştır. Tarihi seyri içinde Türk medeniyetine baktığımızda kadının erkeğin yanında onunla birlikte karar veren sözü geçen biri olduğunu görüyoruz (Altındal 1994, 9).

Talas Abidelerinde “Hatun” kelimesi “eş” manasında kullanılmıştır. Eski Türklerde evin sahibi kadındır. Bundan dolayı ev kadını için söylenen en yaygın söz “evci” idi. Göktürkler bu anlamda kadın için “eş” sözcüğünü kullanırken, Osmanlılar “evdeş”, Çağatay Türkleri de “evlik” diyorlardı. Bu sözlerden başka Türkler zevce içineskiden “Eşi, İşler, Yotuz, Egmiş” gibi daha çok unvan olan kelimeleri kullanıyorlardı. Anadolu’da ise kadın “Başa, Baş Yoldaşı, Bike, Ev Şenliği” gibi kelimelerle anılmaktadır. Kırgızlarda ise evin gerçek sahibesi baş kadın için kullandıkları “Bay Biçe, Bay Beçe” sözü kullanılmıştır. (Ögel 1984, 76).

Türk devletlerinde kadınlara önemli görevler ve yetkiler verilmiştir. Kadınlar bir asker gibi savaşırlar ve erkeklere yardımcı olurlardı. Destanlarda da her zaman karşımıza yiğit kadın modeli çıkmıştır. Ok atan, kılıç kullanan, eşiyle ve çocuklarıyla ilgilenen anne tipi tüm destanlarda göze çarpmaktadır. Kadınlar savaşta düşmanlarla yiğitçe mücadele ederler. Aile içinde de kadın yüksek bir mevkiye sahiptir. Ev içerisinde kocasının naibi idi (Erkul 2002, 61).

Türk devletlerinde kadınların çeşitli hak ve yetkilere sahip olması Türklerin diğer milletlere göre kadına verilen değer açısından ne kadar ileride olduğunu bize göstermektedir. Türk kadını deyince yiğitlik, aileye bağlılık, fedakârlık akla gelmektedir. Türk tarihi boyunca kadınlar, gerek yiğit birisi, gerekse kocasının yardımcısı, dostu, sırdaşı olsun her zaman ailenin en önemli parçası olmuştur.

  1. 3 Eski Türklerde Aile

Eski Türklerde aile çok önemli bir olgudur. Eskiden aileye oguş denirdi. Eski Türklerde aile devletin ve milletin temel kaynağı idi. Bu dönemde aile yani oguş devletin üzerine temellendirildiği sosyal birlikti. İşte bu sebepten eski Türklerde ailenin devlet için önemi büyüktür.

Toplumları ayakta tutan aileye gereken önemi veren Türklerde devlet, baba olarak telakki ediliyordu. Çünkü baba kelimesi adaleti, sevgiyi, hoşgörüyü temsil ediyordu. Türklerde daha çok pederi aile yapısı vardı. Pederî aile, babaya biçilen koruyup kollayıcı sosyal rolden dolayı önem arz etmekteydi. Evin reisi babadır, fakat baba tek otoriter güç değildir. Bir de pederşâhî aile tipi vardır. Pederî ailede babanın sözü geçerlidir, fakat annenin fikirlerine de önem verilir, ona saygı duyulur. Pederşâhî ailede ise baba otoriterdir. Annenin fikirleri alınmaz. Pederî ailede miras ve akrabalık ilişkileri de farklıdır, hem anne soyundan hem de baba soyundan miras ve akrabalık devam eder. Kadın ve erkek mirasa ortak olur. Diğer topluluklarda ise pederşâhî aile tipi vardı.

Eldeki bulgulara göre eski Türk aile yapısı hakkında şu genellemeler yapılabilir: Göçebe Türk ailesi; çekirdek aile yapısındaydı ve kadın erkek eşit haklara sahipti (Kuran 1986).

Tüm bu bilgilerin ışığında aile Türklerde toplumun çekirdeğini oluşturan en önemli unsurdur.

Aile hem milletin hem de devletin devamlılığını sağlayan sosyal bir bağdır. Bu sebeple devletleri ve milletleri ayakta tutan aile hem eskiden hem de günümüzde Türkler için temel güçtür.

  • 2. MATERYAL VE METOT

Araştırmamız Muharrem Ergin’in (1999) Dede Korkut Hikayeleri adlı eserinden yola çıkılarak yapılmıştır. Kadın ve aileye verilen önemin belirtildiği yerler, sayfa numarası verilerek üzerinde önemle durulmuştur. Ayrıca konuyla ilgili tez araştırmaları yapılmıştır. Dede Korkut Hikâyelerinde yer alan kadın ve aile kavramlarının önemini belirtmeyi amaçlayan bu araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. Ayrıca araştırmada nitel araştırma yapılmış ve doküman incelemesi tekniği kullanılmıştır.

  • 3. BULGULAR
    • 3.1 Dirse Han Oğlu Boğaç Han Hikâyesi

Çocuğa verilen önem: Ziyafet düzenleniyor, oğlu olan ak otağa, kızı olan kızıl otağa oğlu kızı olmayan kara otağa oturtuluyor, altına kara keçe seriliyor, kara koyun yahnisi yediriliyor, oğlu kızı olmayana ise beddua ediliyor. (21.s) Dirse Han’ın çocuğunun olmaması ve karısına sitemleri, han kızının Dirse Han’a dua tavsiyesinde bulunması mısralar şeklinde han kızına kızgınlığı ifade ediliyor. “Han kızı yerinden kalkayım mı/Yakan ile boğazından tutayım mı / Kaba ökçemin altına alayım mı” (23.s)

Dirse Han’ın çocuğunun olması ve sonra bu çocuğun dadılara verilerek baktırılması. (24.s)

Çocuğun büyümesi ve boğayla güreş etmesi anlatılmıştır. Boğayı yenmesi ve Dede Korkut’un çocuğun babasına öğütler vermesi mısralarla anlatılıyor.

“Hey Dirse Han beylik ver bu oğlana/taht ver erdemlidir / boynu uzun büyük cins at ver bu oğlana / biner olsun hünerlidir” (26.s)

Aile içi fitne: Boğaç’ın babasına karşı isyan edeceği fitnesi yayılır.Han’ın yanındakiler Dirse Han’ın oğlunu öldürmesini isterler. (27.s)

Eşe duyulan saygı: Oğlunu öldürmek isteyen Dirse Han’a hatunu bu fikrinden vazgeçmesi için güzel sözler söyler.

“Beri gel başımın bahtı evimin tahtı

Han babamın güveyisi

Kadın anamın sevgisi

Babamın anamın verdiği

Göz açıp da gördüğüm

Gönül verip sevdiğim…” (29.s)

Evlat sevgisi: Hatun kocasına sitem eder, bağrının yandığını, sütünün kesilmesini, adaklar adadığını söylüyor. Tek evladı olduğunu ve ona değer verdiğini anlatıyor. (31.s)

Dirse Han oğlunu av esnasında yaralıyor ve oğlunu öldü sanıyor. Boğaç’ın annesi durumu öğrenince çok üzülüyor feryat ediyor. “Kara başım kurban olsun sana” diyerek üzülüyor, oğluna ağıt yakıyor yaranın üzerine sütünden döküyor ve sütü yaraya merhem oluyor, sonrasında oğul gözlerini açıyor. (33.s)

Anne merhameti: Boğaç babasını öldürmek ister ama annesi oğluna, “Baban sana kıydı ise sen babana kıyma” diyerek öğüt verir. (33.s)

Anne sevgisi: Boğaç babasını, annesinin isteği üzerine öldürmez. (34.s)

Hikâyenin verdiği mesaj: Bu hikâyede, doğru olup olmadığı belli olmayan yanlış bilgilerle bir insan hakkında hüküm verilmemesi gerektiği vurgulanmıştır. ‘Fitnecilere hiçbir zaman fırsat verilmemelidir, yoksa aile dağılır’ tezi savunulmuştur.

  • 3.2 Salur Kazan’ın Evinin Yağmalanması Hikâyesi

Namusa verilen önem: ‘Düşman Uruz’u öldürüp etinden kavurma yaptırıp kırk bey kızına yedirin, kim yerse annesi değil, kim ki yemezse anasıdır’ diye plan yapar. Esir düşen Uruz’un annesine düşmanlar kötü muameleler yapmak isterler. Uruz annesine namusunu, iffetini korumasını söyler. (43.s)

Evlat sevgisi: Uruz Bey düşmana esir düşer, annesi de esir düşer ve anne, oğlu için şöyle der:

“Oğul,  oğul ay oğul

Biliyor musun neler oldu

Söyleştiler fısıl fısıl

Kâfirin fiilini duydum

Penceresi altın otağımın kabzası oğul

Kaza benzer kızımın gelinimin çiçeği oğul

Oğul, oğul, ay oğul

Dokuz ay dar karnımda taşıdığım oğul

On ay deyince dünyaya getirdiğim oğul

Dolaması altın beşikte belediğim oğul” (48.s)

Anne sevgisi: Uruz, annesinin düşmanlarateslim olmaması, namusunu kirletmemesi için şöyle söyler:

“Hey ana Arap atlar olan yerde

Bir tayı olmaz mı olur

Kızıl develer olan yerde

Bir deve yavrusu olmaz mı olur

Akça koyunlar olan yerde

Bir kuzucağızı olmaz mı olur

Sen sağol kadın ana, babam sağ olsun

Bir benim gibi oğul bulunmaz mı olur” (49.s)

Annesi ve babasına olan sevgisini Uruz bu şekilde belirtmiştir.

Kadınların özellikleri: İnce belli, kaza benzeyen kızlar, boyu uzun Burla Hatun, ihtiyar ana.(39.s)

Bu hikâyede yabancı kadınlar ise şöyle anlatılır: “Kara gözlü, saçı örgülü, göğsü kızıl düğmeli, elleri bileğinden kınalı, süslü dilber kâfir kızları.” Bu kızlar kudretli Oğuz beylerine kadeh sunuyorlar. (43.s)

Aile bireylerinin önemi: Kazan Han annesi, eşi ve oğlunun esir alındığını öğrenince düşman kâfire bu üç sevdiğinin geri verilmesi için hazinesinden, katar katar develerinden vazgeçtiğini söyler. (51.s)

Hikâyenin verdiği mesaj: Bu hikâyede Kazan Bey’in düşmana esir düşen eşi, ihtiyar anası ve evladı için yaptığı mücadeleler anlatılmıştır. ‘Aile için her şey göze alınmalıdır’ tezi üzerinde durulmuştur.

  • 3.3 Kam Büre Beg Oğlu Bamsı Beyrek Hikâyesi

Evlat sevgisi: Pay Püre’nin oğlu kızı olmamaktadır. Böyle olunca Allah’ın kendisine beddua ettiğini düşünür. Büyük bir özlemle oğul istemektedir. Oğuz beyleri dua ederler. Bununla birlikte Pay Piçen de kızı olması için oradaki beylerin dua etmesini ister. Pay Püre erkek evlat; Pay Piçen de kız evlat sahibi olur. (59.s) Beşik kertmesi: Bu çocukları babaları beşik kertmesi eder. (59.s)

Ad koyma: Pay Püre Oğuz beylerini çağırır ve ziyafet verir. Dede Korkut gelir ve çocuğa Bamsı Beyrek adını verir.

“Ünümü anla sözümü dinle Pay Püre Bey

Allah Teala sana bir oğul vermiş tutuversin”

“Allah Teala senin oğluna fırsat versin

Sen oğlunu Bamsam diye okşarsın

Bunun adı boz aygırlı Bamsı Beyrek olsun

Adını ben verdim yaşını Allah versin.” (62.s)

Bamsı’nın istediği kadın özellikleri ise şöyledir: “Sabah Bamsı kalkmadan önce kadın erkenden kalkacak, ata binecek, düşmanla savaşacak, güçlü, yiğit bir kadın.” (64.s)

Kardeşe bağlılık: Banu Çiçek’in kardeşi Deli Karçar kız isteyeni öldürmek isteyen birisi. (65.s)

Kız isteme: Dede Korkut kız istemeye gider. Kızı ister fakat kızın kardeşi ona kötü davranır. Dede Korkut atıyla kaçar ancak Deli Karçar yetişir, Dede Korkut’a kılıç vuracakken Dede Korkut dua eder, elin kurusun der ve Karçar ’ın eli yukarıda asılı kalır. Sonra Deli Karçar ondan medet dilenir. (66.s)

Olmadık istekler: Dişi görmemiş bin erkek deve, kısrakla çiftleşmemiş bin aygır, bin koyun görmemiş koç, bin kuyruksuz, kulaksız köpek, bin pire. (67.s)

Evlilik adetleri: Bir yiğit ok atar ve ok nereye düşerse orası gelin odası olur. Ayrıca kız tarafı erkeğe kırmızı kaftan getirir. (69.s)

Eş sevgisi: Bamsı ile Banu Çiçek evlenir fakat o gece düşmanlar Bamsı’yı kaçırır. Banu Çiçek eşi için şu mısraları söyler ve ağlar:

“Vay al duvağımın sahibi

Vay alnımın başımın umudu

Vay şâh yiğidim vay şâhbâz yiğidim

Doyuncaya kadar yüzüne balmadığım hanım

Nereye gittin beni yalnız koyup canım yiğit

Göz açıp da gördüğüm

Gönül ile sevdiğim

Bir yastıkta baş koyduğum

Yolunda öldüğüm kurban olduğum

Vay Kazan Bey’in inançlısı

Vay kudretli Oğuz’un imrenileni

Han Beyrek” (72.s)

Aileye ve eşe verilen önem: Kaçırılan Beyrek’ten uzun müddet haber alınamaz. Pay Püre Bey oğlunun bulunması için bezirgânlara emir verir, onlar da aramaya çıkarlar.Bayburt Hisarı’na gelirler ve orada Bamsı’yı bulurlar. Bamsı ailesi ve hanımını sorar. Onlar da Banu Çiçek’in Yaltacuk’la evleneceğini haber verirler. Bamsı çok üzülür. (73.s)

Kardeş sevgisi: Beyrek yurduna gelir, kardeşi çeşme başındadır. Kız, ağabeyi için ağlar buna üzülen Beyrek kız kardeşine şunları söyler:

“Bre kız ne ağlıyorsun ne bağırıyorsun ağabey diye

Yandı bağrım yakıldı içim

Yüreğine kaynar yağlar mı dökülmüştür

Kara bağrın mı sarsılmıştır”

Kız ise şöyle der:

“Karşı yatan kara dağım yıkılmıştır

Ozan senin haberin yok

Gölgeli koca ağacım kesilmiştir

Ozan senin haberin yok” (79.s)

Beyrek daha sonra büyük kız kardeşlerinin yanına gider, kardeşleri onun Beyrek olduğunu anlamaz ancak bir tanesi ozanı ağabeyine benzetir. (79.s)

Hikâyenin verdiği mesaj: Bu hikayede eşlerin ve ailenin çok kıymetli varlıklar olduğu belirtilmiştir.

  • 3. 4 Kazan Bey’in Oğlu Uruz Beyin Tutsak Olması Hikâyesi

Baba sevgisi: Uruz’un babasının haline üzülür ve şöyle der:

“Sağına baktın kah kah güldün

Soluna baktın çok sevindin

Karşına baktın beni gördün ağladın

Sebep nedir söyle bana

Kara başım kurban olsun babam sana”(91.s)

Uruz babası değil kendisinin düşmanla savaşması gerektiğini belirtir.

“Oğul da kılıç kuşanır baba gayreti için

Benim de başım kurban olsun senin için”(96.s)

Kazan Han oğlunu kurtarmak için esir olan oğlunun yanına gelir. Oğul babasını görür ve babasına geri dönmesi için şöyle söyler:

“Çekilerek baba geri dön

İhtiyarcık olmuş anama ümit ol

Kara gözlü kız kardeşimi ağlatma

Yaradan hakkı için baba

Geriye dön eve var”

Ayrıca diğer sayfalarda da baba sevgisini belirten manzumeler bulunmaktadır. (104.s)

Kadınların özellikleri: Kara süzme gözlü Türk kızları.

Boyu uzun Burla Hatun. Dokuz kara gözlü, örme saçlı, elleri bileğinden kınalı, parmakları süslü, boyunları birer karış kafir kızları. (91.s)

Evlat sevgisi: Düşmanla savaşmak isteyen oğluna han kıyamaz. Onun yerine kendisinin savaşmasını ister. (96.s)

Burla Hatun kaybolan oğlunu Kazan Han’a şöyle bir deyişle sorar:

“Oğul oğul ay oğul

Mürüvvetim oğul

Karşı yatan kara dağımın yükseği oğul

Karanlıklı gözlerimin aydınlığı oğul

Sam yelleri esmeden Kazan kulağım çınlıyor

Sarımsak otunu yemeden Kazan içim yanıyor

Sarı yılan sokmadan akça tenim kalkıp şişiyor

Kurumuşça göğsümde sütüm oynuyor

Yalnız oğul haberini Kazan söyle bana

Söylemez olursan yana yakıla beddua ederim Kazan sana”

Burla Hatun bu bölümde evlat sevgisini belirten beş deyiş söyler.(100.s)

Hikâyenin verdiği mesaj: Bu hikayede evlat için her şeyden hatta canından bile vazgeçebilmek gerektiği anlatılmıştır.

  • 3.5 Koca Duha Oğlu Deli Dumrul Hikâyesi

Baba sevgisi: Deli Dumrul babasının yanına gelir ve ondan can diler ve şöyle söyler:

“Ak sakallı aziz izzetli canım baba

Biliyor musun neler oldu

Küfür söz söyledim

Hak Teala’ya hoş gelmedi

Gök üzerinde al kanatlı Azrail’e emreyledi

Uçup geldi

Benim akça göğsümü bastırıp kondu

Hırıldatıp tatlı canımı alır oldu

Baba senden can dilerim verir misin

Yoksa oğul Deli Dumrul diye ağlar mısın”(118.s)

Anne sevgisi: Dumrul anasının yanına can istemeye gelir ve anasına şöyle der:

“Senden can dilerim ana

Canını bana verir misin

Yoksa oğul Deli Dumrul diye ağlar mısın”

Anası da oğluna can veremeyeceğini söyler.

Eş sevgisi: Eşi Dumrul’a canını vereceğini şöyle anlatır:

“Koç yiğidim şah yiğidim

Karşı yatan kara dağları ben neyleyim

Soğuk soğuk sularını

İçer olsam benim kanım olsun”

Kadir Tanrı şahit olsun

Benim canım senin canına kurban olsun” (91.s)

Can için Dumrul eşine gelir ve ona şöyle der:

“Babama ver dedim can vermedi

Anama vardım can vermedi

Katar katar develerim sana yük taşıyıcı olsun

Ağıllarda beyaz koyunum sana şölen olsun

Gözün kimi tutarsa

Gönlün kimi severse

Sen ona var İki oğlancığı öksüz koyma” (120.s)

Kadınların özellikleri: Dumrul’un anası için “ak bürçekli” ifadesi kullanılmış.

Hikâyenin verdiği mesaj: Bu hikâyede kadınların eşi için fedakârlıklarda bulunması gerektiği anlatılmıştır.

  • 3.6 Kanlı Koca Oğlu Kan Turalı Hikâyesi

İdeal kadın tipi: Kan Turalı, “Baba, ben yerimden kalkmadan o kalkmış olmalı, ben kara koç atıma binmeden o binmiş olmalı, ben kanlı kâfir eline varmadan o varmış ban baş getirmiş olmalı.” der. (124.s)

Eş sevgisi: Kan Turalı kızı almak için canavarlarla savaşır.

Kadınlar eşi için çok fedakârlık gösterirler.(126.s)

Selcen Hatun eşinin başına kötü bir iş gelmemesi için telaşlanıyor. (135.s)

Evlat sevgisi: Kan Turalı’nın canavarla savaşmasını babası asla istemez.

“Ak sakallı babanı ihtiyarcık olmuş ananı ağlatma”

Selcen Hatun’u almak için kırk arkadaşıyla üç canavarı öldürmek için savaşır. Hikâyede Kanturalı’nın babası oğlu ve gelini sağ salim yanlarına gelince attan aygır, deveden erkek deve, koyundan koç kestirdi ve ziyafet verdi. (142.s)

Kadınların özellikleri: Sarı elbiseli Selcen Hatun (129.s)

Ela gözlü kızlar (140.s)

Tırabuzan tekfurunun çok güzel dilber kızı var. Bu kız sağına soluna iki çift yay çeker, attığı yere düşmezmiş, bu kızın üç canavar kalınlığı kaftanlığı yani çeyizi var.

Kadın erkek yiğitliği ve işbirliği: Selcen hatun eşi Kanturalı ile birlikte düşmanla savaşır. (137.s) Selcen hatunla Kanturalı ok atışına tutuşurlar, Kanturalı Selcen’e oku önce kendisinin atmasını söyler. (141.s)

Hikâyenin verdiği mesaj: Bu hikâyede Türk kadınlarının güçlü ve yiğit olması anlatılmıştır. Türkler, kadını erkeğiyle birlikte düşmanlara karşı savaşır. Türk erkeği sevdiği için ölümü dahi göze alır görüşü belirtilmiştir.

  • 3.7 Kazılık Koca Oğlu Yiğenek Hikâyesi

Baba sevgisi: Yiğenek’in babası düşmana on altı yıldır esir düşmüştür. Ancak Yiğenek babasının bu durumundan haberi yoktu. Babasının esir olduğunu arkadaşlarından öğrenince çok üzülür ve Bayındır Han’ın yanına varıp babasını kurtarmaya gitmesi için handan asker ister. (145.s)

Dayısının yeğenini korumak istemesi: Yiğenek babasını kurtarmaya giderken bir rüya görür. Rüyasında dayısını görür. Dayısı Düzmürd kalesinin çok tehlikeli olduğunu ve bu işten vazgeçmesini yiğenine söyler. (147.s)

Fakat o dayısını dinlemez ve babasını düşman elinden kurtarır.

Kadınların özellikleri: Ela gözlü kadın (150.s)

Hikâyenin verdiği mesaj: Aile çok önemlidir. Baba ailede çok önemlidir.

  • 3.8 Basat’ın Tepegözü Öldürmesi Hikâyesi

Çocuğun özellikleri: Arslan, at vuran, sallana sallana yürüyen, at basan, kan sömüren. (152.s)

Evlat sevgisi: Tepegöz her gün insan yer. Dört oğlu olan birini ona veriyordu. Analar feryad ediyordu. (155.s)

Hatun kişiye bir esir verilir ve oğlunu kurtarması istenir.(157.s)

Basat’a babası canavarla savaşmaya gidince şunları söyler: “Oğul ocağımı sahipsiz koyma, kerem eyle, varma.” (158.s)

Bu sözlerden evin, ocağın Türk kültüründe ne kadar önemli olduğu anlaşılmaktadır.

Kardeş sevgisi: Basat kardeşinin Tepegöz’e gönderileceğini öğrenince şöyle feryad u figan eder:

“Ak sakallı babamı oğul diye ağlattın demek kardeş

Akçe yüzlü anamı sızlattın demek kardeş

Karşı yatan kara dağımın yükseği kardeş

Akıntılı güzel suyumun taşkını kardeş

Güçlü belimin kuvvetli kardeş

Karanlıklı gözlerimin aydını kardeş” (156-157.s)

Hikâyenin verdiği mesaj: Bu hikâyede kardeşe verilen önem ve aile için zorluklarla mücadele anlatılmıştır.

  • 3.9 Begil Oğlu Emren’in Hikâyesi

Kadına verilen önem: Begil hanın ondan yüz çevirdiğini düşünüp üzülür. Begil’in hanımı ona gönlünün kederden arınması için ava çıkmasını söyler. Begil kabul eder. (167.s)

Baba sevgisi: Begil avda yaralanır. Boğayla savaşır. Oğlu Emren babasının durumunu görünce üzülür, babasını eve getirir. Babasının ayağı kırıktır. (120.s)

Begil’in oğlu düşman tekfurla savaşmak ister. Şöyle der:

“Ak tüylü delici okunu bana ver

erden ere geçeyim senin için

ela gözlü üç yüz yiğidini bana ver arkadaşlığa

Muhammed dini yoluna savaşayım senin için” (173.s)

Eş sevgisi: Begil’in eşi kocasının yatakta acıdan inlediğini görünce ona ne olduğunu sorar, Begil de attan düşüp ayağını kırdığını söyler. Hatun telaşlanır. (169.s)

Evlat sevgisi: Begil, Şökli Melik ile vuruşmaya gider. Anne ve babasının elini öper. Babası Begil’e “Bre giyimimi getirin oğlum giysin, al aygırımı getirin oğlum binsin, memleket ürkmeden oğlum meydana varsın, girsin.” Der.(172.s)

Kadınların özellikleri: Begil’in babası oğluna al duvaklı gelin alır. (176.s)

Ak yüzlü hatun (166.s)

Hikâyenin verdiği mesaj: Aileye çok önemlidir mesajı verilmiştir.

  • 3.10 Uşun Koca Oğlu Segrek Hikâyesi

Kardeş sevgisi: Egrek’i düşmanlar esir alırlar. Kardeşi Segrek bu haberi öğrenince kardeşini kurtarmaya gider.(179.s)

Segrek evlenir; fakat düğün gecesi hatunundan ağabeyini kurtarmak için gider.(182.s)

Segrek ağabeyini kurtarınca büyük kardeş Egrek şöyle der:

“Ağzın için öleyim kardeş

Dilin için öleyim kardeş

Beşikte koyup gittiğim kardeşçiğim sen misin

Kara başım kurban olsun bugün sana” (187.s)

İki kardeş kucaklaşırlar.

Eş sevgisi: Seyrek’in eşi ona şöyle der:

“Bir yılda gelmezsen iki yıl bekleyeyim

İki yılda gelmezsen üç dört yıl bekleyeyim”(183.s)

Segrek kardeşini kurtarmak için annesine gelir ve ondan izin ister, annesi de ona şöyle der:

“Ağzın için öleyim oğul

Dilin için öleyim oğul…

Ne duruyorsun oğul koştur”(172.s)

Böyle der ama bir yandan da Seyrek’in başına kötü bir şey gelmesini istemez. “Yanlış haberdir, o senin ağabeyin değildir. Gitme oğul.” Der.(172.s)

Segrek, ağabeyi Egrek’i kurtarır eve getirir. Baba çok sevinir. Davullar çalınır, otağlar dikilir, ziyafet verilir.(188.s)

Kadınların özellikleri: Kaza benzer kız, gelin, akça yüzlü ana (179.s), ak bürçekli ana (186.s)

Hikâyenin verdiği mesaj: Kardeş için diğer kardeşin yaptığı fedakarlıklar ve kardeşin düşman elinden kurtarılması anlatılmıştır. Hikâyede, aile bireyleri birbirine çok önem verir, tezi işlenmiştir.

  • 3.11 Salur Kazan’ın Tutsak Olup Oğlu Uruz’un Çıkardığı Hikâyesi

Baba sevgisi: Kazan’ın bir oğlu vardır. Büyür ve yiğit olur. Toman’ın kalesinde Kazan esirdir. Babasının esir olduğunu öğrenen Uruz ağlar.(198.s)

Uruz amcasına babasını kurtarmaya gittiğini söyler.(198.s)

Uruz, babasını kâfirin elinden kurtarır. (202.s)

Evlat sevgisi: Uruz’un annesi Uruz üzülmesin, kâfirle savaşmasın diye babasının Kazan olduğunu söylemez.(198.s)

Kadınların özellikleri: Kaza benzer kız, gelin. (202.s)

Hikâyenin verdiği mesaj: Bu hikâyede baba için yapılan mücadeleler ve babanın düşman elinden kurtarılması anlatılmıştır. Baba aile için çok önemlidir tezi bir kez daha yinelenmiştir.

  • 3.12 İç Oğuz’un Dış Oğuz’a Âsi Olup Beyrek’in Öldüğü Hikâyesi

Kadınların özellikleri: Akça yüzlü kız, gelin. (209.s)

Kaza benzer kız, gelin. (210.s)

Hikâyenin verdiği mesaj: Beyler birbirine âsi olmamalı, bir ve beraber olmalı fikriyle birlik, beraberlik anlatılmıştır.

3.13. Salur Kazan’ın Yedi Başlı Ejderhayı Öldürmesi Hikâyesi

Bu destan Salur Kazan’ın ejderhaya karşı yiğitliğini anlatır. Destanda kadın ve aileye dair bulgular elde edemedik.

Hikâyenin verdiği mesaj: Türk erkeklerinin cesur ve yiğit olduğu önemle belirtilir.

  • 4. SONUÇ VE TARTIŞMA

Kadınlar Türk kültüründe çok önemlidir. Dede Korkut Hikâyelerinde kadınlar genellikle biri yiğit, alp tipi biri de evine, eşine ve çocuklarına sadık ideal anne-kadın tipi ön plandadır. Hikayelerde kadınlar, hem yiğit hem de eşi ve çocuklarına karşı son derece merhametlilerdir. Ayrıca hikayelerin çoğunda kadınlar, akça yüzlü, ak bürçekli, kaza benzer, temiz, saf, ela ve kara süzme gözlü, ince belli, eşlerini seven ve sayan, eşleri ve evlatları için canından bile vazgeçebilen kişiler olarak anlatılır.

Kadınların fikrine her zaman önem verilir. Kadınlar, ailenin en önemli varlığıdır. Onların fikirlerine her zaman başvurulur. Kadın, kocasının her zaman destekçisidir.

Türk kadınları eşlerine ve ailesine çok bağlıdır. Dede Korkut Hikâyelerinde Türk kadınlarının her zaman eşlerine ölene dek sâdık olmaları, her ne durumda olurlarsa olsunlar iffetlerini korumaları ve çocuklarına bağlılıkları vurgulanmıştır.

Evlat Türklerde çok önemlidir. Dede Korkut hikayelerinde, aileye önem verilmiştir. Hikâyelerde çocuk sahibi olmanın önemi her zaman vurgulanmıştır. Çocuğu olmayanların Allah tarafından lanetlendiğine inanılır. Çocuklara çok önem verilmiştir. Hikayelerde genellikle erkek çocuklar anlatılmış ve onların yiğitlikleri üzerinde durulmuştur. Ayrıca her ne kadar hikayelerde daha çok erkek evlatlar anlatılmışsa da bazı hikâyelerde kız ve erkek çocuklara eşit davranılması da belirtilmiştir.

Aile bireylerine özellikle anne ve babaya çok önem verilir. Ana, baba ve evlatlar daima birbirlerine yardım ederler. Dayanışma esastır. Hikâyelerde çocuklar için anne hakkının önemi her zaman belirtilmiştir. Anne ve babanın, hayır duasını almak Türklerde bir gelenektir. Anne ve babanın sözü önemlidir ve onlar her zaman dinlenilir. Dede Korkut’un “O zamanda oğul baba sözünü iki eylemezdi. İki eylese o oğlanı kabul eylemezlerdi” sözleri babanın önemini belirtir.

Türkler örf ve âdetlerine çok önem verir. Hemen her hikâyede eski adetlere rastlamak mümkündür. Anaya babaya, büyüklere saygı her zaman hikâyelerde işlenmiştir.

Türklerde ad koyma geleneği vardır. Eski Türklerde her zaman olmasa da çocuklara yaptığı işlere, yiğitliklere göre isim verilirdi. Boğaç Han isminin verilme şekli buna örnek teşkil eder.

KAYNAKLAR

Altındal, A. (1991). Türkiye’de Kadın: Anahtar Kitaplar. İstanbul-Türkiye.

Altındal, M. (1994). Osmanlıda Kadın: Altın Kitaplar Yayınevi. İnsan ve Toplum Dizisi. İstanbul-Türkiye.

Ekici, M. (2019). Dede Korkut Destanı. Milli Kültür Dergisi. Erişim adresi: https://muzipmasalcini. com/dede-korkut-destani-salur-kazanin-yedibasli-ejderhayi-oldurmesi-boyunu-beyan-ederhanim-hey/. Son erişim tarihi: 05.08.2019.

Ergin, M. (1999). Dede Korkut Kitabı: Boğaziçi Yay. İstanbul-Türkiye.

Erkul, A. (2002). Eski Türklerde Evlenme Gelenekleri, Türkler: Yeni Türkiye Yay. (3), 61. Ankara-Türkiye.

Kuran, E. (1986). Türk Ailesinin Mahiyeti ve Tarihi Gelişimi: Milli Kültür. Ankara-Türkiye. Özbay, M. Karakuş Tayşi, E. (2011). “Dede Korkut Hikâyelerinin Türkçe Öğretimi ve Değer Aktarımı Açısından Önemi”. Pegem Eğitim ve Öğretim Dergisi, 1 (1), 21-31.

Ögel, B. (1984). Türk Ailesinde Kadın: Tercüman Kadın Ansiklopedisi. (I), 76. İstanbul-Türkiye. Torun, Y. (2011). “Dede Korkut Hikâyelerinde Barınma İle İlgili Sözler ve Bu Sözlerin Birliktelik Kullanımları Üzerine” Turkish Studies. International Periodical for the Languages, Literature and History of Turkish or Turkic, 6 (3), 1251-1263.

Yazıyı Sevdiklerinle Paylaş;

Yorumlar (0 Yorum :/)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?